Manavgat’ta seçim dönemleri her zaman yalnızca sandığa gidip bir yönetim belirlemekten ibaret olmuyor. Özellikle kentin ekonomik hayatına yön veren kurumlarda yapılan seçimler, aslında Manavgat’ın nasıl bir gelecek istediğine ilişkin önemli ipuçları da taşıyor.
Bugünlerde Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası’nda da böyle bir seçim atmosferi yaşanıyor.
Kırmızı Liste’den MATSO başkanlığına aday olan Önem Gök’ün açıklamalarını dinlerken benim dikkatimi en çok çeken nokta, konuşmanın yalnızca bir seçim konuşması olmamasıydı. Gök, Manavgat’la kurduğu kişisel bağdan başlayarak, iş dünyasının sorunlarına ve hayata geçirmek istedikleri projelere uzanan bir çerçeve çiziyor.
Elbette bir adayın söylediklerini değerlendirirken, seçim döneminin doğası gereği bunların birer vaat ve proje önerisi olduğunu unutmamak gerekiyor. Asıl önemli olan ise seçim sonrasında bu projelerin ne kadarının, hangi takvimle ve hangi kaynaklarla hayata geçirileceği.

“BEN” DEĞİL, “BİZ” VURGUSU
Önem Gök’ün konuşmasında sık sık karşıma çıkan kavramlardan biri “ortak akıl”.
Bu kavram, özellikle meslek kuruluşlarının yönetiminde önemli. Çünkü bir ticaret ve sanayi odası yalnızca başkanın ya da yönetim kurulunun kurumu değil. Esnafın, tüccarın, sanayicinin, üreticinin, genç girişimcinin ve yıllardır ticaret hayatının içinde olan üyelerin ortak platformu.
Gök de konuşmasında “Ben tekim” anlayışının yerine birlikte hareket eden bir yönetim modeli koymak istediğini söylüyor.
Bence seçimlerin en önemli tartışma başlıklarından biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor: Bir kurum kişilere mi, yoksa kurumsal akla mı dayanmalı?
Bu sorunun cevabı, yalnızca MATSO açısından değil, kentteki bütün meslek kuruluşları açısından önemli.
PROJELER DİKKAT ÇEKİYOR
Gök’ün açıkladığı projeler arasında benim özellikle dikkatimi çeken birkaç başlık var.
Bunlardan ilki MATSO Center.
İş, teknoloji ve sanatı aynı çatı altında buluşturma hedefiyle açıklanan bu proje, doğru planlandığı takdirde yalnızca oda üyelerine değil, Manavgat’ın ekonomik ve sosyal hayatına da katkı sağlayabilecek bir merkez olarak kurgulanabilir.
Bir diğer proje MATSO Hub Girişim Ofisi.
Genç girişimciler açısından bu tür yapılanmaların önemi giderek artıyor. Çünkü bugün iş dünyasında yalnızca mevcut işletmeleri desteklemek yetmiyor. Yeni fikirlerin, yeni girişimlerin ve gençlerin de ekonomik sistemin içine dahil edilmesi gerekiyor.
Hukuk Destek Ofisi ise doğrudan üyelerin günlük ticari hayatında karşılaşabileceği sorunlara yönelik bir proje olarak öne çıkıyor.
Ve elbette MATSO Vize Köprüsü…
Yurt dışı fuarlarına ve uluslararası organizasyonlara katılan iş insanlarının en sık karşılaştığı sorunlardan biri vize süreçleri. Bu nedenle böyle bir mekanizmanın nasıl işletileceği, ne kadar hızlı ve etkin çalışacağı önemli.
Gök’ün açıklamasına göre bir diğer proje de Kum Zambağı Projesi. Bu proje ise benim açımdan ayrıca önemli. Çünkü Manavgat denildiğinde yalnızca ticaret ve turizm değil, aynı zamanda doğa da konuşulmalı.
Ekonomik büyüme ile çevresel değerlerin korunmasını birlikte düşünmek artık bir tercih değil, zorunluluk.

MANAVGAT’IN İHTİYACI YALNIZCA SEÇİM DEĞİL, VİZYON
Ben Manavgat’ın son yıllarda turizmde, ticarette ve kentleşmede önemli bir değişim yaşadığını düşünüyorum.
Böylesine hızlı değişen bir kentte meslek kuruluşlarının da kendisini yenilemesi gerekiyor.
Bugünün iş dünyasının beklentileri, 10-20 yıl önceki beklentilerden çok farklı. Dijitalleşme, uluslararasılaşma, genç girişimcilik, sürdürülebilirlik, nitelikli insan kaynağı ve yeni ticaret modelleri artık gündemin merkezinde.
Dolayısıyla MATSO seçiminde aslında yalnızca bir başkan ve yönetim kurulu seçilmeyecek.
Bir yönetim anlayışı da tercih edilecek.
Önem Gök’ün konuşmasında öne çıkan “ortak akıl”, “şeffaflık”, “birlikte yönetim” ve proje odaklı çalışma vurguları bu açıdan üzerinde düşünülmesi gereken başlıklar.
Ancak burada kritik nokta şu:
Projelerin güzel anlatılması kadar, uygulanabilir olması da önemli.
Manavgat’ın artık yalnızca vaatlere değil, ölçülebilir hedeflere, takvime bağlanmış projelere ve sonuç üreten bir yönetime ihtiyacı var.

SON SÖZ MANAVGAT’IN
Seçim atmosferleri gelir ve geçer.
Listeler değişir, yöneticiler değişir, başkanlar değişir.
Ama kentin ihtiyaçları devam eder.
Bu nedenle benim için MATSO seçimindeki en önemli soru “Kim kazanacak?” sorusundan çok, “Manavgat’ın ekonomik geleceği için nasıl bir yönetim anlayışı ortaya konulacak?” sorusu.
Önem Gök, konuşmasında kendi cevabını verdi: Daha fazla ortak akıl, daha fazla istişare ve yeni projeler.
Şimdi söz, Manavgat iş dünyasında.
Çünkü seçim günü sandıktan çıkacak sonuç ne olursa olsun, kazananın yalnızca bir liste değil, Manavgat’ın ekonomik geleceği olması gerekiyor.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.