Editörün Notu: turizmakdeniz.com gezi rotalarında bu hafta, depremlerle sular altında kalan antik kalıntıları, kano üzerindeki büyüleyici tarihi ve dünyaca ünlü masmavi koylarıyla Akdeniz'in gözbebeği Kekova’ya konuk oluyoruz.
Kaş veya Üçağız (Theimussa) limanından tekneniz maviliklere doğru süzülürken, Akdeniz’in en duru ve turkuaz tonları gözlerinizin önüne seriliyor. Rüzgârın hafifçe yüzünüzü okşadığı bu yolculukta, bir an geliyor ve suyun altına baktığınızda zamanın durduğuna şahit oluyorsunuz. Burası; tarihin denizle koyun koyuna yattığı, merdivenlerin doğrudan sulara gömüldüğü, Türkiye’nin en masalsı coğrafyalarından biri: Kekova.
Sadece tekne veya kano ile ulaşılabilen bu özel bölge; anakaraya bağlı Üçağız, büyüleyici Kaleköy (Simena) ve tam karşılarında uzanan Kekova Adası ile gezginlere unutulmaz bir Akdeniz deneyimi sunuyor.

İlk İzlenim: Suların Altındaki Antik Kent (Batık Kent)
Kekova gezisinin hiç şüphesiz en heyecan verici noktası, M.S. 2. yüzyılda yaşanan büyük depremler sonucu sular altında kalan Dolchiste Antik Kenti kalıntıları. Kekova Adası boyunca yavaşça ilerleyen teknenizden baktığınızda, kıyıda duran taş evlerin duvarlarını, denizin içine doğru inen antik merdivenleri ve suyun sadece birkaç metre altında uzanan amforaları görebiliyorsunuz.
Bölge koruma altında olduğu için Batık Kent etrafında yüzmek ve dalış yapmak yasak; ancak teknelerin cam tabanlarından veya kano yaparken suyun berraklığından tarihi kalıntıları izlemek, insanı adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Karadan Ulaşımı Olmayan Cennet: Kaleköy (Simena)
Batık Kent’in hemen karşısında, Ortaçağ’dan kalma heybetli bir kale tüm heybetiyle yükseliyor: Kaleköy (Simena). Sadece deniz yoluyla ulaşılabilen bu şirin köy, taş sokakları ve begonvillerle süslü evleriyle zamana meydan okuyor.
- Kaleden Kesintisiz Kekova Manzarası: Dar taş basamakları tırmanıp Simena Kalesi’ne çıktığınızda, dünyanın en küçük antik tiyatrosunu görebilir ve Akdeniz’in adalarla süslü muazzam panoramasını seyredebilirsiniz.
- Suyun İçindeki Sarcophagus (Lahit): Kıyının hemen yanı başında, tamamen suyun içinde duran ikonik Likya lahiti, Kekova’nın kartpostallara konu olan en bilinen simgesidir.
- Meşhur Keçi Sütü Dondurması: Kaleden aşağı inerken lokallerin ev yapımı keçi sütlü ve şeftalili dondurmalarını tatmak buranın olmazsa olmaz ritüellerinden biridir.

Turkuaz Akvaryum Koyları ve Kano Keyfi
Kekova sadece tarih değil, aynı zamanda Akdeniz’in en berrak denizine sahip koylar demek.
- Tersane Koyu: Bölgede yüzebileceğiniz ve antik kalıntıların hemen yanı başında denize girebileceğiniz nadir noktalardan biridir.
- Akvaryum Koyu: Adından da anlaşılacağı üzere, suyun altındaki her bir taşı ve balığı net bir şekilde görebileceğiniz, turkuazın en canlı tonlarına ev sahipliği yapan büyüleyici bir durak.
- Deniz Kanosu (Sea Kayak): Üçağız’dan başlayıp Batık Kent ve Simena’ya uzanan kano turları, tarihi kalıntılara kadar kürek çekmek isteyen maceraperestler için biçilmiş kaftan.
Gezginler İçin Küçük İpuçları (Pratik Bilgiler)
- Nasıl Gidilir? Kekova’yı keşfetmenin en pratik yolu Kaş veya Üçağız Limanı’ndan kalkan tekne turlarına katılmak ya da özel bir tekne kiralamaktır.
- Ne Zaman Gitmeli? Bahar ve yaz ayları tekne turları için idealdir. Ancak kalabalıklardan uzak, sakince gezmek ve denizin tadını çıkarmak istiyorsanız Eylül ve Ekim ayları mükemmel bir tercihtir.
- Yanınıza Ne Almalı? Su altı kamerasını veya su geçirmez telefon kılıfını sakın unutmayın! Ayrıca şnorkel, şapka ve güneş kremi gün boyu en büyük yardımcınız olacak.

Son Söz: Kekova; maviye sevdalı olanların, tarihin derinliklerini keşfetmek isteyenlerin ve Akdeniz’in huzurunu arayanların vazgeçilmez rotasıdır. turizmakdeniz.com okuyucularına tavsiyemiz: Rotalarınızı hazırlarken Kekova’ya mutlaka bir gününüzü ayırın ve suyun altındaki o büyülü dünyaya tanıklık edin!
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.